Konkordato sürecinin başarıya ulaşması, yani mahkeme tarafından projenin tasdik edilmesi, büyük oranda alacaklıların bu projeye "evet" demesine bağlıdır. Alacaklılar kurulunu ikna etmek, sadece matematiksel bir tablo sunmak değil, bir güven inşası sürecidir.
1. Yasal Çoğunluk Şartlarını Anlamak
Müzakerelere başlamadan önce hedeflenen rakamları bilmek gerekir. İİK uyarınca projenin kabulü için iki seçenekten biri sağlanmalıdır:
- Alacaklı sayısının yarısını ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk.
- Veya; alacaklı sayısının dörtte birini ve alacak tutarının üçte ikisini aşan bir çoğunluk.
2. "İflas Halinden Daha İyi Koşullar" İlkesi
Alacaklıyı ikna etmenin en güçlü yolu, ona şu sorunun cevabını somut verilerle sunmaktır: "Şirket iflas ederse mi daha çok para alırsınız, yoksa bu projeyi onaylarsanız mı?" İflas tasfiyesi genellikle uzun sürer ve varlıklar değerinin çok altında satılır. Projenizde, alacaklıların iflas durumunda alacakları paydan daha fazlasını, daha öngörülebilir bir vadede alacaklarını ispatlamalısınız.
3. Şeffaflık ve Dürüst İletişim
Alacaklılar, borçlunun gizli varlığı olduğu şüphesine düşerse projeyi reddeder. Bu aşamada;
- Tüm varlıkların dürüstçe beyan edilmesi,
- Nakit akış tablolarının denetlenebilir olması,
- Borcun neden kaynaklandığının ve nasıl çözüleceğinin net bir dille anlatılması gerekir.
4. Gruplandırılmış Müzakere Stratejisi
Her alacaklının beklentisi farklıdır. Bankalar vade ve faiz oranına bakarken, ticari tedarikçiler ticari ilişkinin devamına odaklanır. Büyük alacaklılarla birebir görüşmeler yaparak onlara özel ödeme modelleri (borç-hisse takası, varlık devri vb.) tartışılmalı, küçük alacaklılara ise hızlı bir tasfiye planı sunulmalıdır.
5. Profesyonel Aracı Kullanımı
Borçlu ile alacaklı arasındaki duygusal gerginlik, rasyonel kararların önüne geçebilir. Bu noktada, uzman bir danışmanlık ekibi veya konkordato komiseri ile eşgüdümlü çalışan hukukçuların müzakereleri yürütmesi, sürecin profesyonel bir zeminde kalmasını sağlar.